DEVAMINI OKUMAK İÇİN…

  • 06 Ocak 2018
  • 261 kez görüntülendi.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN…

4. Murat devri… Padişah tarafından, mey, afyon ve fal bakmak yasaklanmış. İstanbul’da bütün meyhaneler ve

keshaneler “yeraltı” takılmaya başlamış. 4. Murat bir gece, tebdil-i kıyafet İstanbul’a indiğinde, karsıya geçmeye

karar verip bir sandal kiralamis. Sandalcı müşterisinin sultan olduğunu bilmiyormus tabii. Bir ara, sandalın

yanından sarkan bir ipi çekmiş. İpin ucunda bir testi! Sultan,  “Ne var o testinin içinde?” diye sormuş. Sandalcı

“Ne olacak, mey iste” diye gülerek müşterisine ikram etmiş. Her ne kadar yasaklamış olsa da, 4. Murat’ın alkolle

arasının iyi olduğu bilinir. İkramı kabul etmiş ama yine de, “Mey yasak. Hünkârımız görse kafanı vurdurtur diye

korkmuyor musun?” diye sormaktan da geri kalmamış.  Sandalcı da haliyle,  “Yahu hünkâr ner’den görecek bizi

denizin ortasında” demiş. Aradan biraz zaman geçmiş. Sandalcı bu kez de, teknenin tahtalarından birini kaldırıp

aradan afyon çıkarmış ve  nargilesine atarak körüklemeye başlamış. Gönlü zengin adam, hemen müşterisine de

ikram etmiş. Sultan yine kabul  etmiş ama yasağı gene hatırlatmış. Sandalcı aynı şekilde,

“Kim görecek ki bizi denizin ortasında” demiş. Biraz daha vakit geçmiş. Bizim sandalcı cebinden fal taslarını

çıkarmış. Hünkâra,  “Ver 5 akçe de falına bakayım” demiş. Fal 4. Murat’ın en kızdığı şeymiş, ama “Hadi biraz daha

sabredeyim” diye düşünüp, “Bak bari” demiş.

Fal taslarını elinde çalkalayıp atan sandalcı, “Efendi, sorunu sor bakalım” demiş. 4.Murat, “Hünkâr su anda

nerededir?” diye sormuş.  Sandalcı taslara bakıp “Hünkâr su an denizdedir” demiş. 4. Murat güya endişelenmiş

havalarına girip, “Sakın yakınımızda bir yerde olmasın” diye sormuş sandalcıya ve tekrar iyice bakmasını söylemiş. Sandalcı taslara tekrar bakmış ve birden, 4. Murat’ın ayaklarına kapanıp,

“Affet beni hünkârım ” diye yalvarmaya başlamış. Kıyıya dönene kadar yalvarmaya devam etmiş. Padişah

dayanamayıp,  “Sana bir soru soracağım. Eğer bilirsen seni affederim. Bilemezsen boynunu anında vurdururum”

demiş. Sandalcı sevinçle, “Padişahım çok yaşa” demiş ve merakla soruyu beklemeye başlamış. 4. Murat, sandalcıya,

“Dönüşte İstanbul’a hangi kapıdan giriceğim?” diye sormuş. Tabii sandalcı hemen itiraz etmiş,

“Hünkârım, simdi ben hangi kapıyı söylesem, siz başka kapıdan girersiniz. Affınıza sığınarak, gireceğiniz kapıyı bir

kâğıda yazsam ve size versem; kapıdan geçtikten sonra okusanız olur mu?” demiş. Hünkâr başını “Olur” anlamında

sallayınca, sandalcı tahminini yazıp kâğıdı vermiş. 4.Murat kâğıdı alır almaz, daha bakmadan, yanındaki fedaisine,

“Hemen boynunu vur su kâfirin” emrini vermiş. Sonra da,  “Surlara yeni bir kapı açıla! İstanbul’a oradan giriceğim”

demiş çevresindekilere. Kapı 5–10 dakikada açılıp, padişah ve erkânı şehre girmiş. 4. Murat bir ara, sandalcının

kâğıda hangi kapıyı yazdığını merak etmiş. Kendinden çok eminmiş, laf olsun diye cebindeki kâğıda bakmış. Ama

okuyunca hayretler içinde kalmış. Sandalcı kâğıda şunları yazmışmış:

“Hünkârım, yeni kapınız vatana millete hayırlı uğurlu olsun”

O gün bugündür de işte o kapı, “Yenikapı” olarak anılıyormuş.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ